GLP-1 biyolojisi ve semaglutidin moleküler etki mekanizması
GLP-1 ve reseptörü (GLP-1R) nedir?
Günümüzde obezite ve Tip 2 diyabet tedavilerinde devrim yaratan yeni nesil ilaçların asıl hedefi, “glukagon benzeri peptit-1” reseptörüdür (GLP-1R). Karmaşık yapısını basitçe anlatmak gerekirse; bu reseptör hücre zarını yedi kez boydan boya geçen, hücre dışına uzanan geniş bir antene sahip akıllı bir kilit gibidir. Yemek yediğimizde bağırsaklarımızdan salgılanan doğal GLP-1 hormonu bu kilidi açarak yemek sonrası kan şekerimizi dengeler. Üstelik son çalışmalar gösteriyor ki bu hormon sadece bağırsaklarda değil, doğrudan beyin sapındaki (NTS) özel nöronlarda da sentezlenmektedir.
Hücre içinde neler oluyor? (Sinyal yolakları)
Bir ilaç veya doğal hormon bu reseptöre bağlandığında, hücre içinde bir domino taşı etkisi başlar. İlk olarak Gαs adını verdiğimiz haberci bir protein uyanır ve hücre içinde “cAMP” moleküllerinin hızla birikmesini sağlar. Bu birikim, PKA ve EPAC2A gibi hücrenin diğer önemli şalterlerini de sırayla açar. İşte pankreasımızdaki kalsiyum akışını hızlandırıp insülin salgısını başlatan ana mekanizma bu domino etkisidir.
İşin en ilginç kısmı ise şudur: reseptör görevini tamamladıktan sonra hücre içine (endozomlara) yutulsa bile, tam 30 dakika boyunca içeriden hücresel sinyaller göndermeye devam edebilir.
Vücudumuzdaki etkileri: insülin, mide ve iştah
Hücre içindeki bu hareketliliğin vücudumuzda güçlü sonuçları vardır. Reseptör aktifleştiğinde pankreasta insülin üretimi artarken, kan şekerini yükselten glukagon hormonunun salgılanması anında durdurulur. Ancak bu ilaçların zayıflama konusundaki asıl şöhreti, sindirim sistemi üzerindeki şu iki temel etkiden gelir: midenin boşalma hızını fiziksel olarak yavaşlatır ve beyne giden tokluk sinyallerini güçlendirerek iştahı doğrudan keser.
Midenin boşalma hızını fiziksel olarak yavaşlatması, mideyi saran sinir ağlarını uyararak beyne tokluk sinyali göndermesi ile başlar. İştahın kesilmesinin arkasındaki asıl mekanizma ise beyindeki iştah merkezinde gerçekleşir. İlaç doğrudan merkezi sinir sistemine etki ederek, tokluk hissi veren POMC nöronlarını hücresel bir şalter gibi açarken, bize açlık hissettiren AgRP nöronlarını susturur. Yani iştah sadece midemiz dolduğu için değil, beynimizdeki tokluk nöronları doğrudan aktive olduğu için kesilir.
Moleküler fark: semaglutid
İlaçların bu reseptöre bağlanması “iki bölgeli” (two-domain) bir modelle çalışır. Reseptörün hücre dışında kalan geniş anteni (ECD), ilacı bir eldiven gibi yakalayarak ilk tutunmayı sağlar. Ardından ilacın ucu, reseptörün hücre zarındaki asıl çekirdeğine sokularak o içerideki domino etkisini başlatır. Tam bu kilitlenme esnasında, reseptörün içindeki su molekülleri uzaklaşır ve içerideki moleküler bağlar yeniden düzenlenir.
Peki ünlü semaglutid ilacını doğal hormonumuzdan ayıran o milimetrik fark nedir? Semaglutid, yapısında bulunan “Aib” isimli özel bir amino asit modifikasyonu sayesinde, reseptörün çekirdeğine doğal hormondan çok daha farklı ve güçlü su aracılı bağlarla tutunur. Bu ince moleküler tasarım, ilacın kanımızda çok daha uzun süre kalmasını ve etkisini sarsılmaz bir şekilde göstermesini sağlar.
Semaglutid moleküler tasarımı ve farmasötik kimyası
Semaglutid nasıl tasarlanmıştır?
Semaglutid, GLP-1’in yapısal olarak değiştirilmiş bir analoğudur. Tasarımında üç temel değişiklik yapılmıştır.
DPP-4 enzimi tarafından parçalanmasını önlemek için doğal GLP-1’in 8. pozisyonundaki alanin yerine Aib adlı amino asit yerleştirilmiştir. Böylece semaglutidin vücutta daha uzun süre kalması hedeflenmiştir.
Albümine bağlanarak vücutta daha uzun süre kalmasını sağlaması için semaglutid molekülüne C18 yağ asidi zinciri eklenmiştir. Bu yağ asidi, bir spacer aracılığıyla belirli bir lizine bağlanır ve semaglutidin kandaki albümin proteinine bağlanmasını sağlar. Albümine bağlanması sayesinde semaglutidin hızlı bir şekilde parçalanması ve böbreklerden uzaklaştırılması azalır. Böylece semaglutid vücutta daha uzun süre kalır ve etkisini daha uzun süre gösterir.
Semaglutidin moleküler yapısında yapılan çeşitli değişikliklere rağmen, GLP-1 reseptörünü aktive etme özelliği korunmuştur. Bu sayede semaglutid, doğal GLP-1’e benzer şekilde glukoza bağlı insülin salgılanmasını artırırken glukagon salgılanmasını azaltır. Bu yapısal düzenlemeler sayesinde GLP-1’in temel biyolojik etkileri korunurken, vücutta daha uzun süre kalabilen ve etkisini sürdürebilen bir GLP-1 analoğu geliştirilmiştir.
DPP-4 direnci ve albümin bağlanması nasıl sağlanır?
Semaglutid gibi GLP-1 reseptör agonistlerinde DPP-4 direnci ve albümin bağlanması, doğal hormonun vücutta hızla parçalanmasını önleyerek ilacın yarı ömrünü haftalık düzeye çıkaran iki temel mühendislik modifikasyonuyla sağlanır. DPP-4 direnci, molekülün amino asit diziliminde yapılan stratejik değişiklikler (ikameler/substitüsyonlar) sayesinde elde edilir; bu değişiklikler, dipeptidil peptidaz-4 (DPP-4) enziminin molekülü tanıyıp kesmesini engeller.
Yukarıda değindiğimiz gibi, semaglutidin uzun etki süresinin temelinde moleküle eklenen C18 yağ asidi zincirinin albümine bağlanması önemli bir rol oynar. Açıklamak gerekirse, bu bağlanma semaglutidin serbest hâlde dolaşarak hızlı bir şekilde böbreklerden uzaklaştırılmasını sınırlar. Albüminin büyük yapısı sayesinde semaglutid kan dolaşımında daha uzun süre tutulur ve böylece ilacın yarı ömrü uzar. Ayrıca bu bağlanmanın geri dönüşümlü olması, semaglutidin gerektiğinde albüminden ayrılarak GLP-1 reseptörüne ulaşmasını ve biyolojik etkisini göstermesini mümkün kılar.
Formülasyon, uygulama yolları ve farmasötik teknoloji
Peptitlerin gastrointestinal sistemde enzimatik parçalanmaya uğraması ve epitelden sınırlı geçiş göstermesi, oral uygulanmalarının önündeki temel farmasötik problemlerdendir. Bu nedenle semaglutid başlangıçta özellikle subkutan (SC) uygulama için geliştirilmiş; daha sonra oral uygulamaya uygun özel bir formülasyon tasarlanmıştır. (Buckley et al., 2018; Solis-Herrera et al., 2024)
SC ve oral semaglutid arasındaki formülasyon farkı
SC semaglutid enjeksiyon şeklinde uygulanırken, oral semaglutid tablet formundadır. Oral formülasyonun en önemli yeniliği, semaglutidin sodyum N-(8-[2-hidroksibenzoil]amino) kaprilat (SNAC) adlı emilim artırıcı ile birlikte formüle edilmesidir. SNAC, mide içindeki mikroçevrede pH’ı geçici olarak yükselterek semaglutidi asidik ortam ve proteolitik enzimlerden korumaya yardımcı olur; aynı zamanda mide epitelinde geçici olarak geçirgenliği artırarak semaglutidin transselüler geçişini kolaylaştırır. Araştırmalar, oral semaglutidin emiliminin esas olarak tablet yüzeyine yakın mide bölgesinde gerçekleştiğini göstermektedir. (Buckley et al., 2018; Solis-Herrera et al., 2024)
Peptitlerin oral uygulanmasında neden özel formülasyon gerekir?
Peptit ilaçlar için oral biyoyararlanımın düşük olmasının başlıca nedenleri; mide-bağırsak kanalındaki enzimatik degradasyon, düşük membran geçirgenliği ve değişken gastrointestinal koşullardır. Semaglutid örneğinde çözüm, yalnızca etkin maddenin kimyasal yapısına değil, etkin madde + yardımcı madde + tablet tasarımı + kullanım koşullarının birlikte optimize edilmesine dayanır. Tablet erimesinin midede gerçekleşmesi ve SNAC’ın lokal etkisi, oral formülasyonun başarısında kritik rol oynar. Bu nedenle oral semaglutidin aç karnına ve sınırlı miktarda su ile alınması gibi uygulama koşulları farmasötik teknolojinin bir parçası olarak değerlendirilmelidir. (Davies et al., 2021; Kommineni et al., 2023)
Geleceğe yönelik formülasyon yaklaşımları
Güncel araştırmalar, SNAC dışındaki permeasyon artırıcıların ve farklı tablet mimarilerinin de oral semaglutid taşınmasında kullanılabileceğini göstermektedir. Örneğin 2026 yılında yayımlanan deneysel bir çalışmada sodyum kaprat (C10) içeren farklı hızlı salım tablet tasarımları incelenmiş ve optimize edilen formülasyonun deneysel hayvan modelinde SNAC bazlı referans formülasyona benzer farmakokinetik sonuçlar verebildiği bildirilmiştir. Bu yaklaşım, gelecekte peptit ilaçların oral biyoyararlanımını artırmaya yönelik alternatif farmasötik teknoloji platformlarının geliştirilebileceğini düşündürmektedir. (Formulation Engineering of Oral Semaglutide Tablets, 2026)
Semaglutidin oral tablete dönüştürülmesi, peptit ilaçların farmasötik teknoloji açısından önemli bir örneğidir. Buradaki temel başarı, semaglutidin doğrudan “normal bir tablet” hâline getirilmesi değil; mide ortamını, tablet erozyonunu ve permeasyon mekanizmasını birlikte dikkate alan özel bir formülasyon geliştirilmesidir. Bu nedenle semaglutid, peptit ilaçlarda formülasyon tasarımının biyoyararlanım üzerindeki belirleyici etkisini gösteren önemli bir model olarak değerlendirilebilir.
Farmakokinetik ve farmakodinamik
Hem oral hem de subkutan uygulama formları bulunan semaglutid, doğal GLP-1 peptidi ile %94 oranında yapısal benzerlik göstermektedir.
Subkutan semaglutidin biyoyararlanımı yaklaşık %89’dur ve maksimum konsantrasyona yaklaşık 1-3 gün içerisinde ulaşmaktadır. Dengeli duruma (steady-state) ise 4-5 haftalık düzenli kullanım sonrasında ulaşılmaktadır. Yapısı gereği daha düşük biyoyararlanıma sahip olan oral semaglutid, SNAC aracılığıyla gastrik mukoza üzerinden emilimini artırmaktadır. Bununla birlikte, gastrik sıvı içeriği de oral semaglutidin emilimini etkileyebilmektedir. Subkutan enjeksiyon sonrası ortalama dağılım hacmi yaklaşık 12,5 L, oral kullanım sonrası ise yaklaşık 8 L olarak bildirilmektedir.
Oral ve subkutan semaglutidin yaklaşık bir haftalık yarı ömrü bulunmaktadır ve son dozdan itibaren yaklaşık 5 hafta boyunca dolaşımda kalabilmektedir. Bu uzun yarı ömür, yavaş eliminasyon ve semaglutidin albümine yüksek oranda bağlanması ile ilişkilendirilmektedir.
Semaglutidin belirli bir organa özgü metabolizması bulunmamakta; peptit omurgasının proteolitik olarak parçalanması ve yağ asidi yan zincirinin ardışık oksidasyonu yoluyla metabolize edilmektedir. Oluşan metabolitler ağırlıklı olarak idrar ve dışkı yoluyla vücuttan uzaklaştırılmaktadır.
Semaglutidin haftada bir kez uygulanmasının temelinde uzun yarı ömrü bulunmaktadır. Albümine yüksek oranda bağlanması da ilacın eliminasyonunun yavaşlamasına ve dolaşımda uzun süre kalmasına katkıda bulunmaktadır.
Subkutan semaglutid tedavisine genellikle ilk dört hafta 0,25 mg haftalık doz ile başlanmakta, ardından doz 0,5 mg ve gerektiğinde 1,0 mg olacak şekilde artırılmaktadır. Oral semaglutid tedavisinde ise genellikle ilk 30 gün 3 mg/gün doz uygulanmakta, ardından 7 mg/gün ve gerektiğinde 14 mg/gün dozlarına geçilebilmektedir. Artan dozlarla birlikte glisemik kontrolde ve kilo kaybında daha belirgin etkiler görülmektedir.
Klinik çalışmalar ve etkinlik
Klinik araştırmalar neyi gösterdi?
| Program | Temel soru | Öne çıkan kanıt |
|---|---|---|
| SUSTAIN | Tip 2 diyabette subkutan semaglutidin etkinliği | HbA1c ve vücut ağırlığında anlamlı azalmalar. SUSTAIN 6’da MACE için HR 0,74. |
| PIONEER | Oral semaglutidin tip 2 diyabette etkinliği ve CV güvenliliği | HbA1c ve kilo azalması. PIONEER 6’da MACE HR 0,79; CV güvenliliği açısından non-inferior. |
| STEP | Obezite/fazla kiloda semaglutid 2,4 mg | STEP 1’de 68 haftada ortalama %14,9 vücut ağırlığı kaybı. |
| SELECT | Diyabet olmadan, CVD + overweight/obezitede CV olayları | 17.604 kişi; MACE %6,5 vs %8,0; HR 0,80. Yaklaşık %20 relatif risk azalması. |
HbA1c, kilo kaybı ve kardiyovasküler sonlanım ne demek?
HbA1c: Son yaklaşık 2-3 aydaki ortalama kan şekeri kontrolü hakkında bilgi veren laboratuvar ölçümüdür. HbA1c’nin azalması, glisemik kontrolün iyileştiğini gösterir. Tip 2 diyabet çalışmalarında semaglutid, çalışmaya ve karşılaştırılan tedaviye göre çoğunlukla yaklaşık 1-2 yüzde puanlık HbA1c düşüşleri sağlamıştır.
Kilo kaybı: Semaglutid iştahı ve enerji alımını azaltarak vücut ağırlığında düşüş sağlar. STEP 1’de semaglutid 2,4 mg ile 68 haftada ortalama %14,9 kilo kaybı, plasebo ile %2,4 kayıp görülmüştür.
Kardiyovasküler sonlanım: Kalp-damar hastalıklarıyla ilgili klinik olayların araştırmada ölçülmesidir. MACE çoğunlukla kardiyovasküler ölüm, ölümcül olmayan miyokard enfarktüsü (kalp krizi) ve ölümcül olmayan inmenin birleşik sonlanımıdır.
En önemli kardiyovasküler kanıtlar
SUSTAIN 6: Yüksek kardiyovasküler riskli tip 2 diyabet hastalarında primer MACE sonlanımı semaglutid grubunda %6,6, plasebo grubunda %8,9 idi (HR 0,74; %95 GA 0,58-0,95). Bu, yaklaşık %26 relatif risk azalması anlamına gelir.
PIONEER 6: Oral semaglutid grubunda MACE %3,8, plasebo grubunda %4,8 idi (HR 0,79; %95 GA 0,57-1,11). Çalışma kardiyovasküler güvenlilik açısından non-inferiority kriterini karşıladı; bu nedenle sonucu SUSTAIN 6 veya SELECT’teki superiority kanıtıyla aynı şekilde yorumlamamak gerekir.
SELECT: Diyabeti olmayan, BMI ≥27 kg/m² ve yerleşik kardiyovasküler hastalığı bulunan 17.604 kişide haftalık semaglutid 2,4 mg MACE’yi %6,5’e karşı %8,0’a düşürdü (HR 0,80; %95 GA 0,72-0,90; p<0,001). Bu, yaklaşık %20 relatif risk azalmasıdır. SELECT’teki analizler, kardiyovasküler faydanın başlangıç HbA1c’si veya HbA1c değişiminden bağımsız olarak da tutarlı olduğunu göstermiştir.
Kısa sonuç
Semaglutid; GLP-1 reseptörünü aktive ederek kan glukozunu ve iştahı azaltan bir ilaçtır. SUSTAIN ve PIONEER programları tip 2 diyabette HbA1c ve vücut ağırlığında belirgin iyileşmeler göstermiştir. STEP programı, özellikle semaglutid 2,4 mg ile obezite tedavisinde yaklaşık %15 düzeyinde ortalama kilo kaybı sağlayabildiğini ortaya koymuştur. SUSTAIN 6 ve özellikle SELECT ise uygun yüksek kardiyovasküler riskli gruplarda MACE riskinin azaldığını göstermiştir. Bununla birlikte, sonuçlar çalışmanın popülasyonu, dozu ve tasarımı dikkate alınarak yorumlanmalıdır.
Kısa sözlük
| Terim | Anlamı |
|---|---|
| GLP-1 | Glukagon benzeri peptid-1; glukoz ve iştah düzenlenmesinde rol alan bağırsak hormonu. |
| Agonist | Bir reseptöre bağlanıp onu aktive eden madde. |
| HbA1c | Yaklaşık 2-3 aylık ortalama kan şekeri kontrolü hakkında bilgi veren ölçüm. |
| MACE | Majör advers kardiyovasküler olaylar; genellikle CV ölüm + ölümcül olmayan MI + ölümcül olmayan inme. |
| HR | Hazard ratio; iki grubun olay zamanına bağlı göreli riskini karşılaştıran ölçüt. |
| Plasebo | Araştırılan etkin maddeyi içermeyen karşılaştırma tedavisi. |
Güvenlik, etik ve sosyal medya boyutu
Klinik güvenlik ve yan etkiler
Gastrointestinal semptomlar: Semaglutid tabletleri ve enjeksiyonları kullanan hastaların yaklaşık %25’inde bildirilen en yaygın yan etkiler bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı ve kabızlıktır. Ayrıca bu hasta grubunda belirgin bir iştah azalması da klinik olarak gözlenmiştir.
Tedavi sürecinde dikkatle izlenmesi gereken ek bulgular:
- Dehidratasyon (aşırı susuzluk, baş dönmesi, koyu idrar)
- Hızlı veya düzensiz kalp atışı
- Görüş değişiklikleri
- Alerjik reaksiyonlar (döküntü, yüzde/dudakta şişme)
Kritik organ hasarları ve majör riskler
- Pankreatit: Yemek sonrasında veya dokunulduğunda şiddetlenen, sırta yayılan şiddetli karın ağrısı, ateş ve kusma bulguları.
- Safra kesesi sorunları: Şiddetli karın ağrısı, bulantı, kusma ve ateş ile kendini gösteren safra kesesi komplikasyonları.
- Böbrek hasarı: İdrar miktarında belirgin azalma, ellerde ve ayak bileklerinde ödem/şişme.
- Psikiyatrik ve tiroid bulguları: İntihar düşünceleri, depresyon hissi ve boyunda kitle/yumru, ses kısıklığı (tiroid kanseri risk belirtileri).
Kontrendikasyonlar ve riskli piyasalar
Mutlak kontrendikasyonlar: Sizde veya ailenizde daha önce Medüller Tiroid Karsinomu (MTC) veya Çoklu Endokrin Neoplazi sendromu tip 2 (MEN 2) öyküsü varsa Wegovy kesinlikle kullanılmamalıdır. Hamilelik planından 2 ay önce ilaç bırakılmalıdır; emzirme döneminde kullanımı önerilmez.
Piyasadaki tehlikeli alternatifler: FDA uyarılarına göre merdiven altı formüller risk saçmaktadır:
- Tehlikeli safsızlıklar: eser miktarda metal ve artık çözücüler.
- Riskli malzemeler: formaldehit eklentileri.
- Yasaklı maddeler: BPC-157 gibi bilinmeyen bileşikler.
Etik sorunlar ve tedavi sonrası süreç
Yüksek maliyet ve sağlık eşitsizliği: Dr. Klitzman’ın vurguladığı üzere, aylık 900-1400 dolar arası değişen fiyatlar bu ilaçları yalnızca varlıklı kesimin erişebileceği bir konuma getirmekte; halk sağlığı eşitsizliklerini derinleştirmektedir.
Tedarik kıtlığı (2023 FDA listesi): İlaç kıtlığı listesine giren bu ajanlar, hayatı tehdit eden obezite veya Tip 2 diyabet hastalarının ilaca erişimini kısıtlamakta; ayrıca önleme odaklı halk sağlığı çabalarını gölgelemektedir.
Tedavi kesintisi sonrası kilo geri kazanımı konusunda ise analizler, GLP-1 RA veya GIP/GLP-1 RA tedavisinin kesilmesinden sonra süreden bağımsız olarak hızlı bir kilo geri kazanımı olduğunu göstermektedir. Bu durum, kilo kaybı yoluyla elde edilen tüm metabolik faydaları önemli ölçüde azaltmaktadır. Tedavinin optimal süresini belirlemek ve kilo geri kazanımını önleyecek doz azaltım şemaları geliştirmek zorunludur.
Sosyal medya ve dezenformasyon
| Platform / Kaynak | Klinik doğruluk durumu | Tespit edilen temel sorunlar |
|---|---|---|
| Instagram / TikTok | En düşük düzeyde bilgi | Tıbbi bilgisi olmayan içerik üreticileri, gastrointestinal sorunların hiç bahsedilmemesi, semaglutid içermeyen ürün reklamları. |
| Yapay zekâ (YZ) | Yüksek aldatma riski | Kilo verme sonuçlarını gösteren videoların YZ tarafından manipüle edilmesi ve gençlerin öz algısının olumsuz etkilenmesi. |
| YouTube | Göreceli en güvenilir | Diğer platformlara kıyasla daha saygın tıbbi bilgi kaynağı olarak öne çıkmasına rağmen dikkatli olunmalıdır. |
Beslenme ve enerji alımı üzerindeki etkiler
GLP-1 temelli tedavilerde enerji alımındaki azalma ilerledikçe ağırlık kaybına etki ederken, diyetin besin ögesi yoğunluğu korunmadığı hâlde protein, lif, sıvı ve mikro besin ögeleri açısından alım yetersizlikleri gelişebilir. Yetersiz enerji ve besin alımı durumunda, iştah azalması, erken doygunluk ve öğün atlama görülebilir. Obeziteyi tedavi etmek için GLP-1 kullanan bireylerde %16-39’luk kalori düşüşleri iştah ve enerji alımında oldukça fazla azalmaya neden olur. Bu büyük azalma özellikle kadınlarda <1200 kcal/gün, erkeklerde <1800 kcal/gün enerji alımında görülür. Yetersiz mineral ve vitamin alımı; yorgunluk, saç dökülmesi, ciltte pullanma ve kaşıntı, kas güçsüzlüğü, zayıf yara iyileşmelerine neden olabilir.
Küresel oranda artan obezite prevalansı genellikle kötü beslenme kalıplarına ve yetersiz fiziksel aktiviteye bağlıdır. Enerji dengesinin değişmesi, kalitesiz diyet, rafine karbonhidrat içeren ve paketli gıdanın fazlaca tüketimi obezite sebebidir. Kilo vermek için özellikle yaşam tarzı değişikliği programları ve sağlıklı beslenme tarzının öğrenilmesi ortak temeller arasında yer almaktadır. Ancak belirli besin hedefleri, hastanın yaşı, yaşam kalitesi ve klinik durumuna göre değişkenlik göstermektedir. Mevcut kılavuzlara ve bulgulara dayanarak reçete edilen GLP-1’ler de dahil olmak üzere hastaya mutlaka doğru beslenme tarzı öğretilmelidir. Hasta merkezli ortak kararlar verilmeli ve bireyin hedeflerine ve değerlerine uygun tedaviye odaklanılmalıdır.
GLP-1’ler birden fazla disiplindeki sağlık çalışanları tarafından obezite veya diğer sağlık durumları doğrultusunda daha yaygın reçete edildikçe, beslenme ve obezite konusunda resmî eğitimler verilmedikçe, beslenme ve diyet danışmanlığı sağlanmadıkça ilaç tedavisi bittiği zaman veya yan etkiler yaşandığında hastada uzun vadeli kilo kaybına dair bilgi eksikliği görülebilir. Bu nedenle doktor tarafından reçete edilmiş hastalarda GLP-1’in başlatılmasından önce bireylerin beslenmesi değerlendirilmeli ve taraması yapılmalıdır. Bulantı ve kusmanın neden olduğu dehidratasyondan kaynaklanan hacim tükenmesi nedeniyle ortaya çıkan GLP-1’lerin başlatılması ve doz artışı üzerine böbrek yetmezliğine dikkat çekilmiştir.
Kaynaklar
- American Diabetes Association. (2026). Standards of Care in Diabetes-2026. Diabetes Care.
- Aroda, V. R., Jørgensen, N. B., Kumar, B., Lingvay, I., Laulund, A. S., & Buse, J. B. (2025). High-dose semaglutide (up to 16 mg) in people with type 2 diabetes and overweight or obesity: A randomized, placebo-controlled, phase 2 trial. Diabetes Care, 48(6), 905-913. https://doi.org/10.2337/dc24-2425
- Arslan, T. (2023). Obezitede farmakolojik tedavi. Sağlık Araştırmaları Dergisi, 1(1), 15-43.
- Beutler, L. R. (2026). GLP-1 physiology and pharmacology along the gut-brain axis. The Journal of Clinical Investigation, 136(2), e194744.
- Buckley, S. T., et al. (2018). Transcellular stomach absorption of a derivatized glucagon-like peptide-1 receptor agonist. Science Translational Medicine, 10(467), eaar7047. doi:10.1126/scitranslmed.aar7047
- Çorum, D., & Üney, K. (2017). Besin-İlaç Etkileşimleri. Dicle Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dergisi, 10(1), 38-55.
- Davies, M., et al. (2021). Relationship Between Oral Semaglutide Tablet Erosion and Pharmacokinetics: A Pharmacoscintigraphic Study. Clinical Pharmacology in Drug Development. doi:10.1002/cpdd.938
- Dong, S., & Sun, C. (2022). Can glucagon-like peptide-1 receptor agonists cause acute kidney injury? An analytical study based on post-marketing approval pharmacovigilance data. Frontiers in Endocrinology, 13, 1032199.
- El Eid, L., et al. (2022). Biased agonism and polymorphic variation at the GLP-1 receptor: implications for the development of personalised therapeutics. Pharmacological Research, 184, 106411.
- Elve, E. (2026). Obezitede Kullanılan İlaçların Gıdalarla Etkileşimi. Bitlis Eren Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi, (11), 51-62.
- Formulation Engineering of Oral Semaglutide Tablets: Unleashing Gastric Intestinal Permeation with Sodium Caprate. (2026). PubMed. PMID: 42357295.
- He, Z., et al. (2019). Direct and indirect effects of liraglutide on hypothalamic POMC and NPY/AgRP neurons - implications for energy balance and glucose control. Molecular Metabolism, 28, 120-134.
- Husain, M., et al. (2019). Oral Semaglutide and Cardiovascular Outcomes in Patients with Type 2 Diabetes. New England Journal of Medicine, 381, 841-851. doi:10.1056/NEJMoa1901118. PMID: 31185157.
- İmeryüz, N., et al. (1997). Glucagon-like peptide-1 inhibits gastric emptying via vagal afferent-mediated central mechanisms. American Journal of Physiology, 273(4), G920-G927.
- Kang, G., et al. (2003). Epac-selective cAMP Analog 8-pCPT-2'-O-Me-cAMP as a stimulus for Ca2+-induced Ca2+ release and exocytosis in pancreatic β-cells. Journal of Biological Chemistry, 278(10), 8279-8285.
- Kommineni, N., et al. (2023). SNAC for Enhanced Oral Bioavailability: An Updated Review. Pharmaceutical Research, 40(3), 633-650. doi:10.1007/s11095-022-03459-9
- Kommu, S., & Whitfield, P. (2024). Semaglutide. In StatPearls [Internet]. StatPearls Publishing. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK603723/
- Kuna, R. S., et al. (2013). Glucagon-like peptide-1 receptor-mediated endosomal cAMP generation promotes glucose-stimulated insulin secretion in pancreatic β-cells. American Journal of Physiology-Endocrinology and Metabolism, 305(2), E161-E170.
- Lamont, B. J., et al. (2012). Pancreatic GLP-1 receptor activation is sufficient for incretin control of glucose metabolism in mice. Journal of Clinical Investigation, 122(1), 388-402.
- Lincoff, A. M., et al. (2023). Semaglutide and Cardiovascular Outcomes in Obesity without Diabetes. New England Journal of Medicine, 389, 2221-2232. doi:10.1056/NEJMoa2307563. PMID: 37952131.
- Mann, R., et al. (2007). Peptide binding at the GLP-1 receptor. Biochemical Society Transactions, 35(4), 713-716.
- Marso, S. P., et al. (2016). Semaglutide and Cardiovascular Outcomes in Patients with Type 2 Diabetes. New England Journal of Medicine, 375, 1834-1844. doi:10.1056/NEJMoa1607141. PMID: 27633186.
- Mosenzon, O., et al. (2019). Comparative efficacy, safety, and cardiovascular outcomes with once-weekly subcutaneous semaglutide in type 2 diabetes: Insights from the SUSTAIN 1-7 trials. Diabetes, Obesity and Metabolism, 21, 1865-1876. PMID: 30615985.
- Özaçmak, H. S., & Bayraktaroğlu, T. Glukagon Benzeri Peptid-1'in Sinir Sistemi ve İştah Kontrolü Üzerine Etkileri.
- Öztürk Gök, S., & Akçil Ok, M. (2020). Obezite Cerrahisi Olan, Zayıflama İlacı Kullanan ve Sadece Diyet Yapan Obez Bireylerin Beslenme Bilgi Düzeylerinin Karşılaştırılması. Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi, 5(3), 215-225.
- Propfe, L. E., & Seifert, R. (2026). Misrepresentation of semaglutide in social media. Naunyn-Schmiedeberg's Archives of Pharmacology, 399(1), 815-832. https://doi.org/10.1007/s00210-025-04403-5
- Quarenghi, M., Capelli, S., Galligani, G., Giana, A., Preatoni, G., & Turri Quarenghi, R. (2025). Weight Regain After Liraglutide, Semaglutide or Tirzepatide Interruption: A Narrative Review of Randomized Studies. Journal of Clinical Medicine, 14(11), 3791. https://doi.org/10.3390/jcm14113791
- Solis-Herrera, C., Kane, M. P., & Triplitt, C. (2024). Current Understanding of SNAC as an Absorption Enhancer: The Oral Semaglutide Experience. Clinical Diabetes, 42(1), 74-86. doi:10.2337/cd22-0118
- Wilding, J. P. H., et al. (2021). Once-Weekly Semaglutide in Adults with Overweight or Obesity. New England Journal of Medicine, 384, 989-1002. doi:10.1056/NEJMoa2032183
- Yang, X.-D., & Yang, Y.-Y. (2024). Clinical pharmacokinetics of semaglutide: A systematic review. Drug Design, Development and Therapy, 18, 2555-2570. https://doi.org/10.2147/DDDT.S470826
- Zhang, Y., et al. (2017). Cryo-EM structure of the activated GLP-1 receptor in complex with G protein. Nature, 546(7657), 248-253.
- U.S. Food and Drug Administration. Ozempic (semaglutide) Prescribing Information; Wegovy (semaglutide) Prescribing Information.